Koroner Hastalık Nedir?

      Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde tüm ölümlerin yarısını oluşturmaktadır. Kalp hastalarının da  %75’i aterosklerotik koroner arter  hastalıklarıdır. ABD’de her sene 600 bin kişi , yarısı ani olmak üzere koroner kalp hastalığından dolayı yaşamını yitirmektedir. Erkeklerde kadınlardan dört kat daha fazla görülmektedir. Menapoz sonrası kadınlarda risk artmaktadır. Koroner arter hastalığına erkeklerde  50-60 yaşlarında , kadınlarda ise 60-70 yaşlarında daha sık rastlanır

Koroner Arterlerin Anatomisi

      Kalbi besleyen 2 ana koroner arter vardır. Sağ ve sol ana koroner arterler sol ön inen arter (LAD) sol ventrikülün ön yüzünde seyrederken sirkümfleks (Cx) arter kalbin arkasında seyretmektedir. Koroner Arterler arasında  ara bağlantılarda bulunmaktadır . Sağ koroner arter sağ ventrikülü besler. İnsanların %90’ında sağ koroner arter daha ön plandadır. Sol ana koroner arterin kısa olan gövde kısmı ateroskleroza daha fazla eğilimlidir. Sol ana koroner arter hemen sonra iki dala ayrılır: Sol ön inen dal ve sirkumfleks dallar.

Koroner damarlarda kan akımı esas olarak diastol dönemi denilen kalbin gevşeme döneminde olmaktadır. Koroner damarlar da diğer damarlar gibi intima, musküler tabaka ve adventisyadan oluşan üç tabakadan meydana gelmektedir.  

Koroner venöz (toplardamar)  dönüşün yaklaşık %75’i “koroner sinus” adı verilen  bir yapı tarafından sağlanır.  Bu damar doğrudan sağ atriuma açılır.

Koroner Arter Hastalıkları Koroner arterlerde meydana gelen daralma ve tıkanıklıklara bağlı olarak bu damarların beslediği kalp kasında kalıcı veya geçici hasar meydana gelebilir.

Günümüzde koroner arterlerde en sık olarak, ateroskleroz  ve  ardından gelişen iskemik kalp hastalığı görülür. Ateroskleroz en sık olarak sağ koroner arterin Crux denen bölgesinde ikinci sıklıkta  LAD’nin merkeze yakın yerlerinde gelişir. Hastalığın üçüncü sıklıkta yerleştiği yer sağ koroner arterin çıkışı ile marginal dalı arasındaki bölümdür. Ateroskleroz tipik olarak birden çok bölgede  ve çoğunlukla birden fazla arterde görülür.

Koroner arter hastalığı ve buna bağlı  kalp kası beslenme bozukluklarına sebep olan nedenler şunlardır.

1-Ateroskleroz (%99)  

2-Arteritler (Sistemik lupus eritematozus, Pan arteritis nodoza, Takayasu .)

3-Embolizm  

4-Koroner damarda kalınlaşma (Amiloidoz, radyasyon)  

5-Diğer nedenler (spazm, aort diseksiyonu)  

6-Doğumsal  koroner arter hastalıkları (Arteriovenöz fistüller, koroner arter çıkış anomalileri)

Bazen koroner arter hastalığı klasik risk faktörleri olmadan da ortaya çıkabilir. Araştırmacılar diğer bazı faktörler üzerinde de çalışmaktadır.

§  C-reaktif protein. Karaciğeriniz bir enfeksiyona veya yaralanmaya cevap olarak C-reactive protein (CRP)üretir . CRP aynı zamanda koroner damarın içindeki  kas hücrelerince de üretilir. CRP, aterosklerozda merkezi bir rol oynayan  inflamasyonun genel bir belirtisidir,

§  Homosistin. Homosistin vücudun dokuları oluşturmak ve devam ettirmek için gerkli olan proteinlerin yapımında kullandığı bir aminoasitdir . Fakat aşırı miktarda homosistin koroner arter hastalığı riskini arttırmaktadır.

§  Fibrinojen. Kan pıhtılaşmasında önemli  rol oynayan bir proteindir. Fakat aşırı miktarda  trombositlerin kümeleşmesine neden olur, trombositler kanın pıhtılaşmasından sorumlu hücrelerdir. Bu arterler içinde pıhtı oluşumuna ve koroner iskemi ve kalp krizine  neden olur. Fibrinojen  aynı zamanda ateroskleroza eşlik eden inflamasyonu da tetikleyebilir.

§  Lipoprotein (a). Kolesterol partikülleri spesifik bir proteine yapıştıklarında  düşük-dansiteli lipoproteinleri (LDL)oluştururlar. Lipoproteinlerin taşıdığı protein vücudun kan pıhtılarını çözme yeteneğini bozar. Yüksek düzey lipoprotein  koroner hastalığı ve kalp krizi le beraber artmış kardiovaskuler hastalıkla ilişkilidir.

Ateroskleroz

Koroner arter hastalıklarının  en sık sebebi olarak gözlenen aterosklerozun öncül lezyonları yağ toplanmaları ve fibröz plaklardır. Koroner damarların aterosklerozu ve daralması yıllarca semptom vermeden yavaşça gelişir. Daralma sadece aterosklerotik plağın kitlesine değil aynı zamanda damar duvarına bağlı damarı genişletici  fonksiyonların bozulmasından kaynaklanır

Ateroskleroz damar duvarında lipid parçacıkların birikimi ile oluşan ve damarların lümenini (boşluğunu) tıkayarak normal kan akımını engelleyen patolojik bir süreçtir. Yağ birikimleri 3 yaşın altındaki çocuklarda dahi gözlenmiş aterosklerozda görülen  en erken bulgudur

Fibröz plak ise aterosklerozun en önemli patolojik lezyonudur ve hastalıkta görülen klinik bulguların da kaynağıdır. Plak damarda %50 ya da daha fazla bir tıkanmaya neden olursa bir direnç oluşur, bir basınç farkı oluşur ve beslenme bozukluğu gelişir. Fibröz plakta daha sonra kireçlenme, pıhtı oluşumu, plak içine kanama ve anevrizma  gibi farklı  komplikasyonlar gelişebilir.

Kesin ve belirli bir etiyolojisi olmamakla birlikte çeşitli faktörlerin ateroskleroz etiyolojisinde rolü olduğu bilinmektedir. Aterosklerozun  sigara , hipertansiyon şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği , hareketsizlik oral kontraseptif kullanımı, alkol , şişmanlık  stresli kişilik yapısı gibi  geri dönüşümlü veya yaşlanma, erkek cinsiyeti, ailede 55 yaş altında koroner arter hastalığı,  gibi geriye dönüşümsüz risk faktörleri vardır . Chlamydia pneumoniae adlı bir bakteri son yıllarda özellikle savunma sistemi baskılanmış  hastalarda  önemli bir risk faktörü olarak ortaya çıkmıştır.

Kan  Homosistein düzeylerinin normalden yüksek olduğu insanlarda erken ateroskleroz olduğu bilinmektedir. İki risk faktörü birlikte olduğu zaman infarktüs riski  4 kat, üç risk faktörü birlikte olduğunda ise 10 kat artar.

 

    Koroner Hastalıklar     Damar Hastalıkları   Doğumsal Kalp Hastalıkları  Kalp kapağı hastalıkları  Karotis Hastalıkları  Op Dr Nilgün Süer       İletişim

                                        WWW.KALPVEDAMAR.COM    Copyright © 2008 [kalpvedamar.com]. All rights reserved.                      Site Haritası